4 Eylül 2026 tarihli 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun belirli bölümleri ile bağlantı yolları, bakım ve işletme tesisleri özelleştirme kapsamına alındı. Kararla birlikte bu varlıkların işletme hakkının devri, kiralama ve gelir ortaklığı gibi yöntemlerle özel sektöre aktarılmasının ve özelleştirme süresinin 30 yıla kadar belirlenmesinin önü açılıyor.
Bu karar, yalnızca birkaç otoyolun işletme biçimini değiştiren teknik bir düzenleme değildir. Bu ülkenin ortak kaynaklarının nasıl kullanılacağına ilişkin siyasi bir tercihtir.
Kamu kaynakları şirketlerin kâr hırsına peşkeş çekilemez!
Söz konusu otoyollar halkın vergileriyle, kamu bütçesiyle ve kamu emekçilerinin alın teriyle inşa edildi. Bugün bu varlıkları uzun yıllar boyunca özel işletmelere devretmek, kamu eliyle oluşturulan değeri sermayeye aktarmak anlamına geliyor.
Yıllardır aynı yöntem uygulanıyor: Kamu yatırımları yapılıyor, değerli varlıklar oluşturuluyor, ardından “özelleştirme” adı altında özel sektöre devrediliyor.
Biz kamusal hizmetlerin şirketlerin kâr hesabına göre değil, toplumun ihtiyaçlarına göre yürütülmesini savunuyoruz. Ulaşım altyapısı bir ticari meta değil, temel bir kamu hizmetidir.
Otoyolların ve stratejik ulaşım altyapısının geleceği birkaç şirketin kâr beklentisine bırakılamaz. Kamu kaynaklarının korunması, şeffaf ve hesap verebilir bir işletmecilik anlayışıyla bu varlıkların kamu eliyle yönetilmesi gerekir.
Ülkenin ortak servetini parça parça elden çıkaran özelleştirme anlayışına karşıyız.
Kamu malı satılık değildir.
Halkın vergileriyle yapılan yollar sermayeye devredilemez.
Ülkenin kaynakları birkaç şirketin kâr hanesine yazılamaz.
Tüm Yerel-Sen olarak; kamucu, halkçı ve emekten yana bir kamu yönetimini savunmaya, kamu varlıklarının özelleştirilmesine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Tüm Yerel-Sen
Merkez Yönetim Kurulu