ASGARİ ÜCRET, AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALAMAZ
Birleşik Kamu- İş Konfederasyonumuzun verilerine göre;
Aralık ayı itibarıyla açlık sınırı 30.655 TL’ye ulaşmıştır.
Bu tablo, ülkede uygulanan ücret politikalarının geldiği vahim noktayı açıkça ortaya koymaktadır. Açlık sınırının dahi altında belirlenen ya da bu sınıra yaklaşamayan her ücret; çalışanı yoksulluğa, borca ve güvencesizliğe mahkûm etmektedir.
Asgari ücret yalnızca özel sektör çalışanlarını değil;
kamu emekçilerinin maaşlarını, emekli aylıklarını ve toplu sözleşme sınırlarını doğrudan etkilemektedir. Asgari ücretin baskılanması, tüm ücret skalasının aşağı çekilmesi anlamına gelmektedir.
Bugün gelinen noktada:
• Açlık sınırı 30.655 TL iken,
• Çalışanlardan “sabır” beklenmesi kabul edilemezdir.
• Enflasyon karşısında eriyen ücretlerle insanca yaşam mümkün değildir.
Bizler;
• Asgari ücretin en az açlık sınırının üzerinde,
• Kamu emekçileri ücretlerinin yoksulluk sınırı hedeflenerek,
• Vergi yükünün ücretlinin üzerinden alınarak,
• Refah payının kalıcı hale getirilerek
düzenlenmesini talep ediyoruz.
Emek ucuz değildir.
İnsanca yaşam bir ayrıcalık değil, haktır.