1826 yılında kurulan Zabıta Teşkilatımızın 200. kuruluş yıldönümünü ve 1-7 Eylül Zabıta Haftası’nı kutluyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin en eski ve köklü kamu teşkilatlarından biri olan Zabıta Teşkilatı, 200 yıldır kent yaşamının düzeninin, halk sağlığının ve güvenliğinin sağlanmasında önemli bir görev üstlenmektedir.
Zabıta emekçileri; belediye ile yurttaş arasında doğrudan temas kuran, kamu hizmetinin sahadaki yüzü olarak görev yapan emekçilerdir. Sokakta, pazarda, fırında, markette, iş yerinde, eğlence mekânlarında ve yaşamın her alanında yurttaşların yanında olan zabıta emekçileri; kentlerin daha düzenli, sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir olması için büyük bir özveriyle çalışmaktadır.
Ancak zabıta emekçileri, üstlendikleri ağır sorumluluğa ve çalışma koşullarının zorluğuna rağmen hak ettikleri ekonomik, sosyal ve özlük haklara hâlâ kavuşamamıştır.
Zabıta emekçileri yıl boyunca 7 gün 24 saat esasına göre, çoğu zaman mesai kavramının sınırlarını aşan çalışma koşulları içerisinde görev yapmaktadır. Görevleri sırasında fiziksel ve psikolojik şiddete, hakarete ve tehdide maruz kalabilmekte; yaralanmakta, hatta kalıcı sağlık sorunları yaşayabilmektedir.
Bütün bu zorlu koşullara rağmen zabıta emekçileri, çalışma koşulları ve görevlerinin niteliği bakımından masa başında görev yapan kamu emekçileriyle aynı değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Bu kabul edilemez.
Zabıta emekçisinin yaptığı işin niteliği, karşı karşıya kaldığı riskler ve çalışma koşulları dikkate alınarak hakları yeniden düzenlenmelidir.
Tüm Yerel-Sen olarak yıllardır dile getirdiğimiz taleplerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz:
- Zabıta emekçilerine fiili hizmet süresi zammı (yıpranma hakkı) verilmelidir.
- Görev sırasında karşılaşılan riskler ve çalışma koşulları dikkate alınarak nakdi tazminat hakkı sağlanmalıdır.
- Fazla çalışma karşılığında ödenen Maktu Mesai Ücretleri günümüz ekonomik koşullarına uygun, insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılmalıdır.
- Zabıta mesleğinin niteliğine uygun bir eğitim sistemi oluşturulmalı; Zabıta Mesleki Yüksekokulu ve Zabıta Akademisi kurulmalıdır.
- Zabıta teşkilatına ilişkin mevzuat, görev ve sorumluluklarıyla uyumlu biçimde yeniden düzenlenmelidir.
- Zabıta emekçilerinin eğitim, kıdem ve görev sorumluluklarını karşılayacak şekilde memuriyet derece ve kademe ilerlemeleri yeniden düzenlenmelidir.
- Zabıta personelinin yasa ve yönetmeliklere aykırı biçimde çalıştırılmasının önüne geçilmeli, keyfi ve siyasi tasarruflarla görev yeri veya görev tanımı değiştirilmesine son verilmelidir.
- Görev sırasında zabıta emekçilerine yönelik şiddet, tehdit, hakaret ve saldırılara karşı etkin hukuki ve idari koruma sağlanmalıdır.
- Zabıta emekçilerinin çalışma süreleri, dinlenme hakları ve görev koşulları insan onuruna ve iş sağlığı ve güvenliği ilkelerine uygun hale getirilmelidir.
Belediyeler, birer kamu tüzel kişisi olarak öncelikle kamu yararını ve yurttaşın hakkını gözetmek zorundadır. Kentlerin düzeni ve güvenliği için gece gündüz çalışan zabıta emekçilerinin sorunlarını görmezden gelmek, kamu hizmetinin en önemli unsurlarından birini yok saymak anlamına gelir.
Zabıta emekçileri yalnızca görev verildiğinde hatırlanan kamu çalışanları değildir. Onlar, kent yaşamının her anında yurttaşın yanında olan emekçilerdir.
Bu nedenle zabıta emekçilerinin sorunlarının çözümü daha fazla ertelenmemeli; yıllardır biriken ve artık kangrenleşen sorunlar yasal ve kalıcı düzenlemelerle çözüme kavuşturulmalıdır.
Tüm Yerel-Sen olarak; kentlerimizin sağlığı, güvenliği, düzeni ve huzuru için büyük bir özveriyle çalışan tüm zabıta emekçilerimizin 1-7 Eylül Zabıta Haftası’nı kutluyoruz.
Zabıta emekçilerinin emeğinin ve mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; insanca çalışma koşulları, güvenceli bir çalışma yaşamı ve hak ettikleri ekonomik, sosyal ve özlük haklara kavuşmaları için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
TÜM YEREL-SEN
MERKEZ YÖNETİM KURULU